16 Haziran 2014 Pazartesi

Tavşan Peter'in Peşinde Kayıp Kızlar


Ephesus Yayınları yine yapmış yapacağını ve bir tane daha New York Times Bestseller kitaplardan birini güzel türkçemize kazandırmış. Durum böyle olunca, bana da bu merak uyandaran kapak tasarımına sahip kitabı okumak düştü.

Daha öncesinde Jennifer McMahon'un kaleme aldığı Söylemeyeceğine Söz Ver kitabını okumuştum ve yazarın kaleminden gayet memnun kalmıştım.
Durum böyle olunca da elimde okunması gereken bir çok kitabı bir kenara bıraktım ve Kayıp Kızlar Adası'nı okuma listemde başa aldım ve kitabı da yaklaşık bir yarım saat önce hakkıyla bitirdim.

Şu an iyi ki de önceliği bu kitaba vermişim diyorum. Çünkü kitabın sonun hiç beklemediğim bir noktada bağlandı ve ben hayretler içerisinde kaldım. Tahminlerimin hiçbiri tutmadı ve yazar beni resmen ters köşe yaptı.

Hikaye bir geçmiş, bir bugün, bir geçmiş, bir bugün olarak ilerliyor. Olayı anlatan kişi Rhonda olmasına rağmen olayın baş kahramanı Rhonda değil diyebilirim. Ancak Rhonda'nın çocukluğunda takılı kaldığı ve altını eşeleyerek merak duygusunu tatmin etmeye çalıştığı olaylar yüzünden kitap oldukça hızlı ilerliyor. İnsan Rhonda'yla birlikte ip uçlarını takip ederekte geçmişe ışık tutmak istiyor. 

Yer yer satırları dönüp dönüp tekrar okuduğum ve yok ya böyle bir şey olamaz dediğim oldu. İnanmakta güçlük çektim. Ha bu arada bu şaşkınlığımın sebebi de Jennifer McMahon'ın kaleminin insanı ters köşe yapması kaynaklı. 

Yazar kurguyu oldukça sağlam temellere dayandırarak kurmuş. Böyle olunca da kitabın tadı ayrı bir güzel oluyor. İnsan böyle kitapları okurken zevk alıyor.

Kitaptan altını çizdiğim cümleler:

" 'İstediğin kadar rüya gör' diye fısıldadı Trudy, sıcak nefesi Rhonda'nın kulağına çarpıyordu. 'İllaki biri ışığı açıyor.' "

"Kendimi onun masum olduğuna inandırdım. Buna öyle çok inandım ki kanıtlara bakmayı reddettim. Ama kendimize uygun gerçekleri yaratamayacağımızı anlıyorum artık."

" 'Bazen bir yalan uydurursun ve o yalan, içinde yaşadığın küçük, güvenli evin haline gelir.' dedi Warren. 'Ama aslında güvenli falan değildir. Temeli bozuktur, her an yıkılmaya hazırdır ve içeri davet ettiğin insanlar da tehlikededir.' "

Kitabın Adı: Kayıp Kızlar Adası
Kitabın Yazarı: Jennifer McMahon
Yayınevi: Ephesus Yayınları





8 Haziran 2014 Pazar

Okuduğum Kitaplardan Kısa Kısa

2e6c374f7486352b49416bdf87750ad4d6518170

Erkekler yorulunca evlenirler. Kadınlar ise sırf meraktan evlenirler. Sonunda her iki taraf da hayal kırıklığına uğrar. “Oscar Wilde”

Bir elmanın bir meyve olduğu, bir babanın baba, bir savaşın savaş olduğu, bir gerçeğin gerçek olduğu, bir yalanın yalan olduğu, bir başkaldırmanın başkaldırma olduğu, bir sesizliğin bir sessizlik olduğu, bir düzenin bir düzen ve bir evliliğin evlilik olduğu, olacağı günler gelecekti, inanıyordu Tante Rosa…

Her hamilelik farklı bir hamilelik. Her bebek farklı bir bebek. Tıpkı birbirini zerre kadar benzememesi gibi uzaktan aynı sanılan kar tanelerinin….

O kadın rahmiyle üretiyor, sen ise beyninle. Doğrusu onun yoludur, yanlış olan sensin. “Peyami Safa”

Varoluş demek tatminsiz ve tamahkar olmak demektir. İnsan yetinmeyi bilmez. Cioran’ın dediği gibi hepimiz kendi içimize düşüp bedbaht olmaya mahkumuz! “Elif Şafak – Siyah Süt”

Hayat daima noksan kalacaktır. Existential angst! İnsanoğlunun varoluşsal çelişkisi bu!

Yapımızın çimentosu ‘endişe ve evham’…

Noch Nicht… Henüz olmamışlık. Daha değil durumu.  Olmaya çalışmak yerine, oluşu ve varoluşu bitimsiz, sürekli yenilenen bir süreç gibi algılamalıyız. Sorduğun sorular cevaplanmamalı, bilakis yeni sorularla derinleştirilmelidir…

Neyi ötelersen, görmezden gelip bastırırsan, daha da palazlanmasını sağlarsın.

Kendi içimde didişen seslerle barış imzalamayı öğrenmeliyim. Sürekli seferberlik halinde olmaktan bıktım!

İstanbul’da bir sevdiğin varsa, üstüne üstlük bir de İstanbul’u seviyorsan eğer, ne kadar uzağa gidersen git ve nasıl bir hızla, gene de kurtulamazsın bu şehirle cebelleşmekten rüyalarında.

İvan Turgenyev, George Sand için şöyle demiştir: “Ne kadar iyi kalpli bir kadın ve ne cesur bir erkek!”

“Gün boyu son derece normal bir insan gibi hareket etmeye bayılırım” demişti Courtney Love. “Her ne kadar o esnada zihnimden şiddet, terör, seks ve ölümle ilgili bir sürü manyak düşünce geçiyor olsa da…” Yeterki dışarıdan “normal” görünelim…

1 Haziran 2014 Pazar

Geçmişin Soğuk İzleri


Orijinal adı Cold Remains olan ve türkçeye Geçmişin Soğuk İzleri adıyla çevrilen kitabın yazarı Sally Spedding.

Newyork Reviewer'da kitap hakkında "Okuyucuyu son satıra kadar diken üstünde tutuyor" denilmiş.

Mallory Heart Reviews ise "Karmaşık, inanılmaz ama bir o kadar gerçek." demiş.

Bense kitap hakkında baştan fikrimi belirtmek istiyorum.
Kitap oldukça sürükleyici. Bazı yerlerde okurken allah allah bir anda oradayken şimdi konu nasıl buraya geldi yahu dediğim oldu. Yazar okuyucuyu bir yerden bir yere soğuk bir rüzgarla sürüklüyor sanki.

Karakterlerin güçlü ve güçsüz oldukları noktalara güzel değinilmiş. Bir çok sahne için betimlemelere de güzel yer verildiği için insan hayal ederken zorlanmıyor. Mesela balıkçıl konağını hayal etmek benim için oldukça büyük bir zevkti. Üst katlardaki odalar, merdivenler, duvarda asılı tahtalar ve bir hayaletten arkada kalan hatıralar, anılar ve de izler... Hepsi ama hepsi kitaptan beynime doğru uçtu ve hayal dünyamda canlandı.

Kitabı film izliyormuşçasına okudum. An geldi içim ürperdi, an geldi karakterlerin dehşetengiz hareketleriyle tüylerim diken diken oldu. Yaşanan olayların bir bir ortaya çıkmasını, örtülen ölümlerin faillerinin bulunmasını diledim durdum ve kitabın son satırına kadar Mallory Heart'ın da dediği gibi diken üstünde oturdum.


Benim gibi korku-gerilim türünde kitap okuyanlara zamanı hızlı geçirmelerine katkı için tavsiye edebileceğim bir kitap. 
Gerçekleşen olayları takip etmeye çalışırken zamanın nasıl geçtiğini unutacaksınız, garanti veriyorum.

Kitabın arka kapak yazısıyla da yorumuma son veriyorum :)

"Gerçeği bulmak için aşktan vazgeçer miydiniz?

Jason Robbins yaratıcı yazarlık kursuna katılmak için Carmarthenshire'da bulunan ürpertici bir bina olan Balıkçı Konağı'na gitmeye karar verir. Orada, kendisi gibi bir kursiyer olan Helen ile tanışır ve aralarındaki yakınlaşma tutkulu bir aşka doğru yelken açar. Ancak konağın duvarları, büyük bir tarihi trajediyi saklamaktadır ve Jason ile Helen, bu hatıraların göbeğine düşmüşlerdir. Çok geçmeden genç bir kadının ruhu onlara musallat olur ve onları gerçeği bulmaları için zorlar.

Bu arayış bir maceraya dönüştükçe, yaşamları üzerindeki tehlike de giderek artmaktadır. Bir gerçeği bulmaları gerekmektedir ama aradıkları hangi gerçektir? Bir hayaletin zihnine güvenerek aramaya başladıkları bu gerçeği keşfetmek için ödeyebilecekleri en yüksek bedel nedir?"

Kitabın Adı: Geçmişin Soğuk İzleri

Kitabın Yazarı: Sally Spedding

Yayınevi: Altın Bilek Yayınları