12 Eylül 2012 Çarşamba

Ma Vie En Rose


 Ludovic dünyalar tatlısı bir çocuk. Tek sorunu cinsel kimliğinin farkındalığı. Ve bu farkındalık kendini nasıl ifade edeceğini aramasına neden oluyor. Kendini ne kadar aramaya yönelirse o kadar çevresindekilere zarar vermeye başlıyor…

Ailesi bulunduğu ortamdan dışlanmaya başlıyor. Arkadaşları tarafından minik çocuğumuz hor görülüyor. Sıra arkadaşı sırf onunla yan yana oturduğu için cehennemde cayır cayır yanacağını, bu yüzden onunla aynı sırayı bir daha paylaşmayacağını dile getiriyor. Dışlanmaların, hor görülmenin ardı arkası kesilmiyor.
Ailesi de bu olanlar yüzünden Ludovic’in davranışlarını hor görmeye başlıyor… Onu terapiyle tedaviye zorluyorlar…

Devamında çevreden gelen tepkilerin şiddeti artıyor ve bu tepkiler Ludovic’in her şeyin tek suçlusunun kendisi olduğuna inanmasına yol açıyor. Miniğimiz içine kapanıyor. Ailesinden uzaklaşmak için de ananesinin evine yol alıyor.

Çevrenin dar görüşlülüğü yüzünden miniğimizin babası işten atılıyor. Annesi bütün suçun Ludovic’te olduğunu iddia ediyor…. Bu şekilde hareket etmeye devam ederse de asla mutlu olamacayaklarını ima ediyor.

Daha sekiz yaşında olan bir çocuğun zorluklara göğüs germesine şahit oluyoruz bu filmde.


Bir gün geliyor ki Ludovic ablasına soruyor. 

Abla ben kız mıyım, erkek mi?

Ablası ilk önce tereddüt ediyor, cevap veremiyor. Sonrasında biyoloji defteriyle geliyor ve ona cinsiyeti belirleyen kromozomları anlatıyor.

Bugünden sonra Ludovic kendisini şöyle ifade etmeye başlıyor:
“Ben bilimsel bir hata sonucunda varım. Benim x kromozomum bacadan içeri giremediğinden ben böyleyim…”

Bu cümlelerdeki sıcaklık benim yüreğimi parçaladı. Umarım filmi izlersiniz.






2 yorum :

BiGay dedi ki...

teşekkürler bebeğim kesinlikle izlenmesi gereken bir film. hemen listeme alıyorum :)

bu arada benim bir listem de yok haa

o zaman liste yapmalıyım.. izlenecekler, okunacaklar gibi

Leithy Cat dedi ki...

ahahaha manyak sesli güldüm yorumun sayesinde :D