21 Kasım 2010 Pazar

Kolaya Kaçmayın / Çocuklar Geleceğimiz

Bayram, bayram dedik durduk hadi o da geldi, geçti, gitti...Tatil tatil dedik durduk o da buhar olup uçtu gitti :( Kaldık mı el elin üstünde elde a.. üstünde.

Beni bekler uzun soluklu bir vize dönemi. Tamı tamına dokuz sınavım var! İkisi teorik, yedisi uygulama... Sözde matematik okuyorum amma gel görki bütün derslerim programlama ve türevleri. Aman ben seçtim bunu yakınamayacağım bu yüzden.

Hah bayram seyran demişken, bol bol çikolata, tatlı yemiş, et kokusuyla dahi doymuşken, kesimlerden bahsetmek istiyorum.Biliyorum dinin gereğini yerine getiriyoruz, et yüzü görmeyenlerle paylaşıyoruz, bir çeşit yardımlaşma amma velakin niye çocuklarımıza bu olanları izletiyoruz? Yani kesim yapılırken çocukların bu kanlı sahnelerle birebir karşı karşıya kalmasına göz yumuyoruz?

Kimileri vahşet der kurban bayramına (ki bana göre kesinlikle vahşet değildir amma), bana göre de çocuklar izlediğinde vahşet oluyor!!!

İzletmeyin artık el kadar çocuklara şu kıyımı! Hiç mi düşünmüyorsunuz rüyalarına girme ihtimalini? Hiç mi psikolojilerini etkileyeceğini hesaba katmıyorsunuz?

El kadar yeğenim (3yaşında) bile o kadar bağrışıma, çağırışıma rağmen tam üç kurbanlığın kesimini izledi! Ve ben sinirden bütün tırnaklarımı yedim! Dokuz yaşındaki ben oldumcu yeğenimi ise söylemeye gerek bile duymuyorum! O küçücük çocuk da zaten o oldumcuk velet yüzünden izledi o kıyımı!

Ha izledi de ne oldu? Yiyemedi tabiki de hiç bir şey! Şimdi bunun hesabını kim verecek? Ben ebeveynleri değilim ne yaparsam yapayım engel olamadım, ama sırf izlemek için ağlıyor diye, işin kolayına kaçarak bu vahşeti izlemelerine neden olan ailenin amacı ne? Sırf başından salsın, ona bulaşmasın da isterse gitsin kurbanı o kessin diyebilecek zihniyet çocuk yetiştirmede ne kadar başarılı olabilir? Ebeveynlik bu kadar kolay mı?

Bu ülkede önüne gelen çocuk sahibi oluyor! Zaten daha korunmanın ne demek olduğundan habersiz olan toplumun, çocuk yetiştirmede çok da başarılı olabileceği ihtimaline inanmak benim salaklığım!

Birazcık kendimizi geliştirelim. Hayata ve hayatın getirilerine gözlerimizi kapamayalım. Boş gelip boş gitmeyelim, farkındalığımızı geliştirelim. Eleştirel yaklaşım edinelim. Bilgi neredeyse ona ulaşmaya çalışalım, bir emek sarfedelim. Bu kadar tembellik, bu kadar yılgınlık niye? Niye kendimize bu eziyeti çektiriyoruz? İnsan beyni çok komplike bir yapı, ne verirseniz onu alır, hazmeder. Düşünmeye zaman ayıralım.

Çocuklarımız bizim geleceğimiz, unutmayalım ki eğitim ve öğretim ana kucağında başlar. Siz kendinizi geliştirmezseniz, kendinize gerektiğince düzgün davranmazsanız, yetiştirdiğinizin de topluma yararlı bir birey olması beklentisi içine giremezsiniz!

Kolaya kaçmayın!

Bu bayramı moralim bozuk geçirdim. Hem üzüldüm, hem kızdım, hem sinirlendim, ama sakalım olmadığından sözüm dinlenmedi!

Siz bari sözümü dinleyin gelecek nesillerde derin yaralar açmayalım. Tamam anlıyorum alışması gerek falan ama, bırakın zamanı gelince alışsınlar anne kucağında değil!

4 yorum :

Lütfi MUTLUER dedi ki...

Benim kuzenimde bu yüzden vejeteryan olmuş, bu bayram bizdelerdi hiçbirşey yiyemedi. Yıllardır bende bundan bahsederim ama kimse umursamıyor siz çocuklarınızı düşünmezseniz ben ne yapayım diyorum bende...

Kolalı Jelibon..~ dedi ki...

Valla sana %100 katılıyorum. Çocukların kıyımı izlemeleri çok yanlış. Psikolojileri çabuk bozulabiliyor..
Ayrıca benim
''Bu bayramı moralim bozuk geçirdim. Hem üzüldüm, hem kızdım, hem sinirlendim..'' demişsin ya, tıpkı benim gibi hissetmişsin. Ben de bu durumdaydım..

8ex-en8 dedi ki...

Cem Garipoğluna gelmiyceğini bilsem lafımın bende konuşmak isterdim :)

MODA GEZGİNİ dedi ki...

çok güzel bi yazı yazmışsın tebrik ederim..kurban kesimlerinde küçük çoçuklar adeta film izlercesine seyretti..burada en büyük görev ebeveynlere düşüyor.yerden göğe kadar haklısın sana katılıyorum.