2 Ağustos 2010 Pazartesi

Sinirimi Yatıştırmak Uğruna- Patavatsız


Bu kız iyice kafayı yedi dediğinizi duyar gibiyim. Ama benim de buna karşılık ufak da olsa bir açıklamam var, 'çok sıkıldım, çok yoruldum, çok bunaldım!'

Günlerdir ev dolum tıkım, doğru dürüst uyku yüzü görmedim. Gelen giden, yiyen içen, beğenmeyen geri çeviren, surat asan, laf sokan gırla gidiyor. Yenilende içende gözüm yok hayırdır diyorum susuyorum ama, bazı anlarda deli olmak elde değil.

Şimdi acıyla mı cebelleşeceksin ölenin ardından yoksa gelene gidene hizmet mi edeceksin?

Öyle bir ikilemdi yaşadığımız şu bir haftada. Acımızla bile gerçek anlamda yüzleşemedik.

Dualar okundu bir yandan, bir yandan yapıldı dedikodular. Kimileri göstermelik ağladı, kimileri dilinin ucuyla baş sağlığı diledi. Ama esas olan yalnız kalmadığımız, sevildiğimiz sayıldığımız.

Hani derler ya 'dostla ye iç yat ama alışveriş etme.' benim benle yaşıt bir kuzenim var evli mutlu çocuklu üçlemesinde sıkışmış vaziyette, ve ben sanki ona inat okuyormuşumcasına bana çemkirmekte. Bu acılı günümde bile nasıl laflar soktu size sıralayayım.

Dedemin nasıl öldüğünü sordu, ne yapmışız merak ediyormuş, adamı geçen hafta görmüşmüş de adam turp gibiymiş, İnanamıyormuş olanla bitene. Açık açık anlattım, işte doğumgünümü kutladık, eğlendik, pastasını yedi, kolasını içti, tavla bile oynamak istedi falan dedim.

Bu bastı yaygarayıııı 'anammmmmm sizzz adamı mide fesadından öldürmüşsünüzzz o kadar yaşlı adama pasta mı verilirdiiiii, kendi ellerinizle kıydınız adamın canına'.

Sus kızım ne diyorsun sen bir duyan olacak ayıplayacak, gerçek sanacak.

Yok susmuyor haspam.

Ben susturmaya çalıştıkça bu bana daha da çemkiriyor, 'okuyorsun yaa ondan bu bilmiş hallerin, susturamazsın beniii okudun da ne oldu adam mı oldu heee, bir yaşlı adama bakamadın. Zaten doğru diyorlar liseliye kaç kişiyle çıktın, üniversiteliye kaç kişiyle yattın derler, allah bilir kimle fingirdiyordun daa adamın bakımını eksik ettin'

Duyduklarıma inanamadım acısından söylese de susamadım, sen fingirdek olmasaydın da gelip dedenin başında dursaydın dedim, çarptım suratına tokadı, yürüdüm gittim kapı önüne. Ne olduğunu şaşırdı. Allahtan ardımdan dışarıya gelmedi emme basma tulumba beyinli. Sanki sadece onun acısı acı da benimkisi soğan soyma ağlaması.

Ha görsel ne diye soracak olursanız, elimde param olsaydı gidip bunu dövdürecektim kendime, sinirimi yatıştırmak uğruna.

Hiç yorum yok :