1 Ağustos 2010 Pazar

KUTSAL ANNELİK SIFATI

Doğurmayı seçmemişsek, eleştiri kapıları ardarda açılır suratımıza...
Biri der 'kusurlu-kısır'... Biri der 'korkak-sorumluluk alamaz'... Biri der 'aptal zaten, doğursa kabahat'... Biri der 'ay o wücuduna tapıyor istemez deforme olmayı'... Biri der 'ah bi bilse doğurmanın, çocuk sahibi olmanın ne kadar güzel olduğunu mahrum bırakmazdı kendini bu zewkten'... Biri der '35.yıla erdimi ayağı ağlar seçimine'... Biri der... Diye uzar gider liste... Kimse demezki bu onun kararı, bu onun seçimi, bu onun hayatı...

İlkel benliğine boyun eğmeyen kadın, hemcinsleri tarafından yadırganır, dışlanır çünkü toplumun ona yakıştırdığı sıfatı beğenmemektedir. Bu da hem bulunduğu topluma, hem doğuştan doğurganlığa kurulu bedenine büyük bir ihanet demektir!
Kimse doğuran kadının çektiği sıkıntılardan bahsetmez... Wücudundan bir canlı çıkarmak bir parça ilahelik barındırır toplumun düşünce anlayışında!

Bölünen uykulara, değişmesi gereken pis bezlere karşı durur kutsal anne giysisi!

Toplum bunu biçti tam üstüne göre!


Ama sen doğurmayı seçmiyorsan; bu ya iraden dışıdır ya da sorunlusudur! Sen doğurmak için warsın we bedenine tezat gidemezsin!
Nasılki erkek koruyan kollayansa sen doğuransın, warlığın dewam etmesini sağlayansın! Başka yolun yok doğuracaksın...
Yoksa eleştirilirsin dışlanırsın!


Doğurduktan sonrada kendine yabancılaşır, kendini yabancılarsın. Senden öncedir bebeğin istekleri...


O upuzun dokuz ayda kahwen soğur bardağında, sigaran kalır kül tabağında... Saç diplerin isyan eder aynalara baktığında...


We doğar o senden bir parça. Yumak yumak elleri, tombul tombul yanakları, mahsun mahsun bakar suratına, bu canlının bundan sonra ihtiyacı war sana! Bölünür uykuların, mahwolur hayatın... Kimine göre harika kimine göre eziyet... Ama eziyet tarafı asla anlatılmaz. Tabudur lohusanın depresyonu!

Gelmezse, ya da yetmezse sütün dayarlar tatlıyı şerbeti 'unut kg almayı bebeğinin ihtiyacı için ye'... Alırsın kat be kat kg.. Sen sen olmaktan çıkar anaç hanım, tosun paşa kutsal anne giysisine bürünürsün. Ruh sağlığını kimse koymaz kefeye... Mezatta bebeğin we bebeğinin ihtiyaçları... Sana kalan zamansa bölük pörçük uyku anları...


Doğurma demek bana düşmez ama... Sen yine de bunları gözden geçir. Doğurgan ana mı idealleri olan kadın mısın? Seçim asla senin değil, toplum buna hazır değil...


(cep telefondan yazdığımdan ve yazarken hızlı yazmayı amaçladığımdan, v yerine w kullandım kusruma bakmayın)



6 yorum :

Gökkuşağının Rengi dedi ki...

ben anneliğin bayanlara yüklenmesinden memnunum fakat,şöyle bir durumda var,kırsal yerleşmelerde erkek malum çocuk bakımı konusunda kılını kıpırdatmadığından oradaki bayanlar açısından gerçekten çok zor.ama eşlerimizin yardımı olduğu müddetçe annelik bile kolaylaşır:)))

Tibetin annesi dedi ki...

bir kadının bu kararı verirken gerçekten ince eleyip sık dokuması lazım. genlerimize anne olmak yazılmış olabilir ama günümüz şartlarında anne olmak gerçekten zor zanaat. çoğu kadın hem çalışıp hem çocuk bakmak durumunda, üstelik yetmezmiş gibi evin temizliği ve yemeği de ondan soruluyor. sanılıyor ki modern toplumun erkekleri de modern ama maalesef durum öyle değil. eşine yardımcı olan erkek sayısı gerçekten parmakla sayılabilecek azınlıkta. çocukta yaparım kariyerde deyip, her şeyin altından kalkmaya çalışmak ciddi anlamda depresyona sokuyor adamı... kendini toparlamak cidden zor oluyor... bütün bu olumsuzlukların tek olumlu yanı, senden bir parçanın büyüdüğüne, gelişimine şahit olmak... ve daha da önemlisi karşılıksız sevgiyi tatmak...

cAt dedi ki...

tibetin annesi benim anlatmak istediğimi kısa ve öz bir şekilde dökmüşsün ortaya teşekkürler.

http://www.yesimozdemir.com/ dedi ki...

40 yaşındayım ve çocuk doğurmamayı tercih eden kadınlardan birisiyim. Özellikle hayatımın son beş yılında, bu duygunun ne kadar yüce olduğu, mutlaka tatmam gerektiği, eğer anne olmazsam bir kaç yıl içinde çok pişman olacağımla ilgili sayısız konuşmayla karşı karşıya kaldım.

Toplumun -sizin de bahsettiğiniz gibi- kadına önce evli olduğu hele bir de çocuk doğurduğu zaman giydiriverdiği kutsal annelik kisvesi bir arınma, kendini özel hissetme, farklı bir statüye geçme gibi ayrıcalıklar sağlıyor.

Oysa ki hepimiz biliyoruz ki üreme bir içgüdüdür. Bunu doğadaki bütün canlılar yapar ve buna çok ruhani anlamlar yüklemenin hiç bir anlamı yoktur.

"W" konusundaki açıklama iyi oldu:) Selamlar...

İçimde Toprak Kokusu dedi ki...

Annelik kutsaldır. İnsan ya da başka canlıda olması bunu değiştirmez. Siz hiç bir filin doğum sahnesini izlemediniz mi?
Sanatçı yaptığı bir resme bile paha biçemezken, anneliğe bu kadar ucuz yaklaşmayalım lütfen.
Hayatımda yaşadığım en güzel ve bir o kadar zor deneyim.
Konuya dönecek olursak doğurmak ya da doğurmamak herkesin kendi tercihi. Sebebi her ne olursa olsun saygı duyulmalı. Gerçekten zor. Bebek anne rahmine düştüğü andan itibaren başlayan ve bir ömür süren bir yolculuk. Geri dönüşü de yok.

kiz sidika dedi ki...

cıkkk!ikna olmadım...

Yine de doğurmak isterim:):):)