27 Haziran 2010 Pazar

Sanal Alem

Sanal alemin bu kadar ciddiye alınmasını aklım almıyor... Düşün düşün işin içinden çıkamıyorum. Millet avcı olmuş, o da yetmemiş tuzak kurmuş, ağ örmüş...

Kimisi hatun avlama derdinde kimisi herif bulup yontma derdinde. Kimisi de beyaz atlı prensinin peşinde saftrik modunda.

Hayır cinsel ilişkinin bile sanal sürümü çıkmış. Ohaaa lannnnn ohaaaa yazılanlardan mı tahrik oluyorsunuz?

Bir yerlerinizde bir sorun mu var? Yoksa siz benim babannemin tabiriyle kafasında çividen noksan tahtadan eksik insanlardan mısınız?

Karşılıklı webcam açıp göbek atıp, kuku mu gösteriyorsunuz birbirinize?

Ya gerçekten ama gerçekten beynim basmıyor. Bir ilişkinin gerçeği dururken niye sanal? Kolay olanın nesi bu kadar zevkli? Azcık çıkın dışarı iki insan yüzü görün yaaaa. Aklınız fikriniz çükünüzde, kukunuzda. Ondan sonra niye benim arkadaşım yok, niye benim dostum yok diye oturur mızırdanır, ağlarsınız.

Bir dost sahibi olmak emek ister, zaman ister. Dostu kaybettin mi yürek acır, can yanar. Ama sanalda bastın engeli ohhh rahata erdin olur.

Ya yaşadığın onca aptal saptal şey anılarından nasıl siliniyor? Formatla mı? Lan sen bilgisayar mısın? Bir reset atsam tekrardan başlar mısın?

Hadi tahrik oldun diyelim sağ elinden başka ne var yanında işine yarayacak? Ellerin bir zaman sonra nasır tutacak!

Ne zaman bu kadar moda oldu sanal ilişkiler? Ne zaman gerçeğinin üstüne çıktı yalan sevişmeler?

Nasıl bir çarpık zihniyetin ürünüdür bunlar? İnsan kokudan, dokunuştan, bakıştan, duruştan, temastan, sözlerden tahrik olur. Ne zaman klavyenin tuş takırtılarından tahrik olmaya başladı bu millet? Aklınız nerenize kaçtı?

Ya nasıl tahmin ediyorsunuz boyu, posu, konuşmayı, dokunuşu? Hadi diyelim sanaldan reele taşımaya karar verdiniz ilişkinizi ilk buluşmada ne yapıyorsunuz? Karşılıklı kekelemeler, kızarmış suratlarla bakışmalar mı yoksa hoppp bir otel odasında aşna fişne mi? Ee o zaman bunun adı ilişki olmaktan çıkar yatılişki olur.

Hani bir de sanaldan evlenenler varrrr. Ona hiç mi hiç kafam basmıyor. Ulen görücü usulünden bile daha beter bir durum bu! Elin herifini yada elin karısını küççük bir kutudan tanıyorsun ne malum sana yalanları inci gibi dizmediği, dizip dizip üstüne soğuk suları içirmediği?

Iyyy tüylerim diken diken oldu.

Tamam evlenin falan birşey demiyorum ama gerçekten bana ters bunlar.

Siz ne düşünürsünüz bilemem.

4 yorum :

dt. dedi ki...

Bu konuda sonuna kadar sana katılıyorum. Çok haklısın :)

absalom dedi ki...

:)))

temem sakin sakin.
geçti cat geçti.
seni feci kızdırmışlar anlaşıldı :))

hadi tanışma fingirdeme kısmını anlayabiliyorum teknolociden kaçılmaz.
lakin sevişme nasıl oluyomuş onu bilemedim valla.
ilginçmiş:))

tanışma-evlenme kısmına gelincek,
bi şekilde vesile lazım bu işlere cat.

ha arkadaş ortamında tanışmışsın ha dayı hala yeğen tanıştırmış ha nette tanışmışsın ne farkeder ki?

Yılmaz Barış dedi ki...

diyoz diyoz da kim takıyor... biz kendi işimize bakalım...

kişisel depresyon anları dedi ki...

insanlara bir tanışma ortamı lazım... bunun en büyük mekanı ise internet. ancak bizim, toplumca kendimiz olamamam gibi bir sorunumuz olduğu için internette oluşturduğumuz kimlikleri, internette abuk sabuk deşifre ediyor potansiyel sapık çizgisi çiziyoruz.
tabi bunların toplumun kültürel yapısı ile ilgisi büyük ve uzun bir tartışma konusu çıkar ortaya. internetten tanışma kaynaşmayı anlayabiliyorum ancak, internetten bir ilişkiye başlanması, sürdürtülmeye çalışılması ve yuzde yuz donen karakterler beni hırpalıyor. tamam belki internette hiç kimse kendisi değil ancak bari olay iki kişiye dönüşünce insanlar, bir kimlik seçsinler kendilerine, ya gerçek, ya internet... akrşıdakilerde sapıtmasın böylece...