28 Mayıs 2010 Cuma

Mobile Virüs

Kendime Erbil Süel'den deri bir ayakkabı aldım. Geçenlerde gezerken gözüme ilişmişti. Bodrum çarığı dedi satıcı satarken bende 2000li yıllara mı uydurdunuz çarığı, bu çarığın modernize olmuş halimi dedim, karşılıklı gülüştük.

Buraya kadar herşey güzeldi. Ayakkabıları aldım dışarıya çıktım, kulaklıklarımı kulağıma taktım, baktım ses gelmiyor, ceplerimi deşeledim arandım telefonumu buldum telefon kapanmış. Allah allah dedim sarjıda vardı ya şaşırdım bir an kapalı bulunca.

Neyse açtım telefonumu, taktım kulaklıklarımı açtım müziğimi yürüyorum. Aaa o da ne yine ses gitti. Tekrardan aynı sahneyi yineledim.

Beş dakika sonra tekrardan...

Bir beş dakika sonra yine tekrardan.

Sonunda şöyle bir kaşındım, kafamı kazıdım, sabah telefonuma attığım mp3ler geldi gözümün önüne. Ahanda sıçtım dedim içimden. Ayakkabı almamın sevinci kursağımda elimde cep telefonum, moralim sıfır vaziyette evin yoluna düştüm. Suratım beş karış vaziyette.

Eve geldim bir dedim biçimlendireyim hafıza kartını. Neyse biçimlendirdim. O zaman sorun yok telefon normal açılıyor.

İyi dedim bir de pcyi taratayım bir güzel dedim, anam avira çığlık atıyor virüs virüs virüs diye.

Hayır düşünüyorum yaklaşık bir üç haftadır internetin i'si yoktu evde, nerden bulduk bu kadar virüsü de telefona varıncaya bulaştı bu it soyu.

Şu an saat kaç oldu ben hala virüslerle yatıp kalkıyorum. Hayır kendimi ırıspı gibi hissediyorum virüs tecavüzüne uğramış bir ırıspı gibi...

Telefonumun da ırzına geçildi sonunda.

Zaten ben ne çektiysem teknolojiden çektim...

Hay ben bu internet aleminde gezinen kedinin kuyruğuna basayım biraz.

Neyse ben can sıkıntım yüzünden ders bile çalışamadım bugün :(

Kısa keseyim de Aydın havası olsun.

Hiç yorum yok :