27 Eylül 2014 Cumartesi

Medeniyetten Önce Gelen Para...

Uzun soluklu bir aradan sonra merhaba sevgili bloggerlar ve canım okuyucularım. Nevşehir'de bir çok programlı liseye atandım. 

Açıkçası doğuya ya da güney doğuya atanmadığım için üzülsem mi sevinsem mi bilemedim. Çünkü buranın halkı çok değişik. Hem tvlerde görmeye alıştığımız kuma olayları, doğu insanın üzerine yıkılmaya çalışılan çok kadınlı evlilikler burada da var. Hem de iç anadolunun orta göbeğinde. 

İlk geldiğimde insanların en fazla bağnaz olabileceğini düşünmüştüm ama durum hiç de öyle değildi. Tvde gördüğümüz o iki kadın burada o kadar sıradan bir durum ki insanların ağzında resmen şaka konusu. 

Evlerdeki ikinci kadınlara burada kuma denmiyor. Ferik deniyor. Ferik de aslında gerçek kelime anlamı olarak civcivden büyük, tavuktan küçük daha yumurtlama düzeyine gelmemiş canlıya verilen ad. Burada da evlerdeki ikinci kadınlara ferik deniliyor. Öğrencilerime sorduğumda aileniz kaç kişi diye genelde aldığım cevaplar, ferikten üç kardeş, anamdan beş kardeş diye gidiyor...

Evler çoğunlukla sarı taştan ve de hangar gibi. Benim tuttuğum ev bulunduğum yerde en küçük ev olarak geçiyor ki küçük dedikleri ev 150 metre kare. Varın siz düşünün normal dedikleri evleri. Evler genelde hep iki katlı. Çoğunlukla altlarında hayvan damları var. Evlerin üstleri de barınma amaçlı kullanılıyor. Öğrencilerime neden böyle diye sorduğumda aldığım cevapsa ısınma konusunda hem hayvanlar, rahat ediyor hem biz cevabını aldım. 

Eylül ayları genelde patates söküm dönemi olduğundan okulda öğrenci bulmak pek mümkün değil. Zaten diğer öğretmenlerden de öğrendiğim kadarıyla eğer öğrenciler patates sökümden zaman bulup da okula gelmezlerse sınıfta kalıyorlarmış devamsızlıktan. Hatta bir öğrencim okuldan o kadar yılmış olacak ki dersimin orta yerinde "Patates sökümün günlük yevmiyesi 40tl, haftada 5 gün okula geleceğime 5 gün söküme gidersem 200 tl cebime girer" diye veryansın ettiydi. Yani buradaki çocuklar okumanın para getirmediğini düşünüyorlar. Hatta çoğu dersi zaman kaybı görüyor. 

Devlet taşıma sistemle öğrenciyi ücretsiz getir-götür yapıyor. Hatta öğle yemekleri de çocukların ücretsiz. İstenilen tek şey öğrenciden derslerine çalışmaları ve okulu bitirmeleri ama nafile... 

Yine öğretmen arkadaşlardan birinin demesine göre "Medeniyetten önce para gelmiş buralara"... Eğer ki önce medeniyet gelmiş olsaydı bu çocuklar bu zenginliğin devamlı olmadığını fark edecekti...

Ülkenin büyük bir çoğunluğunun patates ihtiyacı bu küçücük yerden karşılanıyor. Böyle olunca da patates harici çok da bir şey bulmak mümkün değil...

Neyse zaman bulursam yine yazarım. Şimdilik benden bu kadar. Açıkçası biraz hüzünlüyüm. Öğrencilerden biri motordan düşüp beyin kanaması geçirmişti. Bugün vefat etti... 

9 yorum :

Sanem Kelesoglu dedi ki...

Canımm ömcelikle hayırlı olsun atanman.Senina dına çok sevindim ama şimdi söylediklerini okuyunca buruk oldu sevincim :( Allah yardımcın olsun.En kutsal görevi yapıyorsun sevgili öğretmenim.Her şey gönlünce olsun.Çok öptüm..

Serafina LeGuin dedi ki...

Teşekkürler fıstığım :)

ot insan dedi ki...

Öğrencin için üzüldüm. Allah ailesine sabır versin. Başınız sağ olsun. Yıl olmuş 2015.(tamam daha bir kaç ay var ama ne farkı var?) Medya'nın tarafsız ve doğru olduğuna inanan varsa lütfen önden buyurup siktirsin gitsin.

Ataman hayırlı uğurlu olsun tekrar :D Umarım mutlu olursun orada.

Serafina LeGuin dedi ki...

Anadolum, otum, insanım yanıma geldiğinde daha da mutlu olurum :*

Zamska dedi ki...

Neler kaçırmışım ben böyle =) Çok sevindim ya tebrikler =)

Kaan Arer dedi ki...

aslında çocukların ders para etmiyor tutumu beni hiç şaşırtmıyor. okulda öğrenilen hiçbir şey para etmiyor (değersiz). ben neyden para kazandıysam (değer alabildiysem) oturdum kendim çalıştım ve öğrendim. okullar bomboş ve çok gereksiz bilgiler yüklüyor. liseyi ikincilikle üniversiteyi birincilikle masterı da birincilikle bitirmiş birisi olarak yazıyorum bunları. aldığım eğitimin sıfır olduğunu bugün o kadar iyi anlıyorum ki!

Serafina LeGuin dedi ki...

Okulu sadece öğretim olarak algılamaktan o. Hiç mi örnek aldığın, karakterini sevdiğin, seni bir şeylere yönlendiren, merakını tetikleyen bir öğretmenin olmadı?

Bak benim oldu. Okuma alışkanlığımı ilk okul ikide kırdığımda, beni hastanede ziyarete gelen öğretmenim sayesinde edindim ki nasıl oluyor biliyor musun? Getirdiği kitap o kadar fazla merak duygumu tetiklemişti ki o günden sonra her gördüğüm kitap ilginç gelir oldu.

Ben neden matematik okudum peki onu biliyor musun? Hem de lise matematik öğretmenimin okuduğu okulun, hatta aynı opsiyonunda? Çünkü o lise matematik öğretmenim bana matematiği sevdirdi.

Bence sen iyi öğretmenlerle karşılaşmamışsın.

Kendi özelini genelleme. Her öğretmen salla başını al maaşını değil. Gerçekten okulu sadece öğretimin değil eğitimin merkezi kabul eden öğretmenler de var.

Keyaki dedi ki...

Ben bu yazilari hic okumamisim da son yazinda atandigini anlayinca cok sevindim :) Oyle ogretmenler var ki dogru duzgun ornek olamayacak... Bunlardan birisi olmadigini dusundugum icin. Oylesine degil bak icimden gelerek soyluyorum :) Memleketin boyle ogretmenlere ihtiyaci var...

Serafina LeGuin dedi ki...

Çok teşekkürler Keyaki :)