2 Nisan 2014 Çarşamba

Mutluluk Ne Kadar Uzak Olabilir?


Osman Aysu'nun Çıkış Yok kitabı Ephesus Yayınları aracılığıyla kitapçılarda yerini almış.
Bu sayede de ben de okuma şerefine nail oldum. 

Kitabın kapak tasarımı oldukça dikkat çekici. Otobüste kitap elimdeyken çevremdeki kişilerden kitabın adını soranlar falan oluyordu. Yani kapak tasarımı bir o kadar çekici.
Görsel olarak labirent kullanılması da kitaptaki çıkmaz konuyu oldukça iyi özetlemiş.
Hani kitabın kapağına bak ve kitabı al durumu söz konusu diyebilirim.

Ardından kitabın konusuna gelecek olursak da Yeliz üniversiteyi yeni bitirmiş; kızıl saçlı, yeşil gözlü, boylu poslu, güzel mi güzel bir memur kızı. 
Okulu bitirmesi şerefine de arkadaşlarının şehirlerine birer haftalık ziyaretler yapıyor.
En son gideceği arkadaşıyla buluşacağı yere geldiğindeyse saldırıya uğruyor.
Olay örgüsü de bu saldırı ile başlıyor.

Buradan sonra konu Ankara'dan İstanbul'a doğru sürükleniyor ve okuyunun karşısına Osman Aysu, Çıkış Yok ile türk filmi tadında bir macera sunuyor.

Kitap sade bir dille yazılmış. Bazı yerlerde yazım yanlışları göze çarpıyor ama onu da okurken siz düzeltiverin. O kadarcık kusur da kadı kızında olur hani.

Kitaptan ufak ufak alıntılarla yazıma son vermek istiyorum.

"Sinan işteki yorgunluğunu hep ağır fizik idmanları yaparak atardı. Gelişmiş adaleli vücudunu hep bu idmanlara borçluydu. Yaz kış pijama giymezdi; üstünkörü kurulandı ve yatağına girdi. Hemen uykuya dalacağını zannetmişti ama hiç de öyle olmadı. Karanlık odada bakışlarını tavana dikip hayallere daldı.

Durumu yadırgıyordu ama Yeliz'in güzel çehresi bir türlü beyninden çıkmıyordu..."

.........................................................................

"Gözleri yaşardı. Ölmek istemiyordu. Çevresine bakındı. Denizden esen hafif meltemi ciğerine çekti. Yaşamanın ne kadar değerli olduğunu daha yeni yeni anlıyordu sanki. Çevresindeki insanları gözden geçirdi. Az ilerde köprünün üstünde bekleşen, balık tutmaya çalışan insanları süzdü. Acaba onların içinde de bu ölümcül yalnızlığı yaşayanlar var mı, diye düşündü. Şehrin gürültülü yaşamı kendisini etkiliyordu. Vasıtaların gürültüsü, klakson sesleri, bağırışmalar, seslenmeler, vapur düdükleri iyice sersemletmişti Hüseyin'i. Çok yorgundu.

İki gündür doğru dürüst bir döşek üzerinde uyumamıştı. Belli bir hedefi yoktu, şehirde her an karşısına çıkacak ağanın korkusuyla dolaşıp duruyordu. Avcıyken insanlara çok kurşun sıkmıştı ve her seferinde ağanın destek ve himayesiyle yakayı sıyırmıştı ama artık kendisi avdı ve sonunda ağanın galip çıkacağını biliyordu.

İşin sonuna gelmişti. Derin derin nefes aldı. Bir zamanlar birlikte iş yaptığı, dostu ve kader birliği yaptığı insanlar ilk karşılaşmalarında her şeyi unutarak ona kurşun sıkacaklardı. Acı acı gülümsedi. Acaba ölümü hangi dostunun kurşunuyla olacaktı?"

Kitabın Adı: Çıkış Yok
Kitabın Yazarı: Osman Aysu
Yayınevi: Ephesus Yayınları

Hiç yorum yok :