28 Nisan 2014 Pazartesi

Bölünüyoruz Parça Parça...

Ben çocukken türbanlı ne bilmezdim. Benim için tek bir tanım vardı: "baş örtülü". Benim annem de başı örtülülerden, anneannem de, babannem de... Hiçbir kere bile türbanlı diye ifade etmediler kendilerini. İnandıkları için kapattıklarırnı söylediler başlarını.

Askeriyeye de girdiler öyle, işlerini de hallettiler kimse öfkeyle bakmadı onlara ama gel zaman git zaman devir değişti. Baş örtüsü ile türban olarak ikiye ayrımlaştı. Baş örtüsü belirli oranda normal karşılanırken, türban siyasi bir simge haline geldi. Siyasi bir simge haline gelen türban bazı kesimler tarafından o kadar fazla kullanıldı ki türbansız olan bir kesim siyasi çıkarlar doğrultusunda ötekileştirildi.
Ötekileştirilen kısım türbanlılara nefretle bakar oldu. Bölündük. Parça parça bölünüyoruz.

Eskiden otobüste yaşlı olsun, türbanlı olsun, baş örtülü olsun saygımdan yer verirdim. Şimdi bakıyorum ve kendime en benzeyene yer veriyorum. Saygı duyduğumdan da değil yer verişim, beni ötekileştirenlere inat yapıyormuşçasına yapıyorum bu davranışı ama bir yandan da düşünüyorum "Annemin yanında yok olduğumda acaba ona da nefretle bakan gözler oluyor mu?" diye...

Ne ara birbirimize bu kadar yabancılaştık? Ne ara insanlığımızdan önce dini inanışımızı, siyasi görüşümüzü, hayata bakış açımızı önplana atar olduk?
Saygıyı sadece benzer özellikte olduklarımıza mı göstereceğiz gelecekte? 

5 yorum :

Büşra Bayram dedi ki...

ben de türbanlılardanım sanırım. Yani geçenlerde ailemle çekiştiğim günlerde yine "alın şu türbanlıyı karşımdan,konuşmasın" diye odadan çıkarıldığımı biliyorum. o zaman anladım ki ben de türbanlıyım. "neye inanıyorsan, göster, söylediklerini kanıtla" demem di buna sebep bu arada. sadece inandıkları kitabı görmek istedim fakat inandığımız kitap aynı olunca, sorun onlarda değil ben de oldu.

kesinlikle ötekileştirildik. üniversiteye girerken "hey sen, şu kenara geç, başını aç" diye yüzlerce kez kenara çekildim. kokmuş bir odaya atıldım. orada başımın açılması istendi. sebep neydi? üniversite denilen ve eskiden insanların konuşup ürettiği bir yere girmek istememdi.

sadece orada olmadı bu. bir çok yerde. gata ya giremedim dedemi ziyarete. sebebi de türbanımdı yine. hiç konuşmadım. başımdaki konuşuyodu zaten. yıllarca kimsenin yapamadığı siyaseti, benim örtüm çat diye yapıyodu benden habersiz.

siyasi simgeyse evet öyle. başörtümü inancım gereği takıyorum. ya da türbanımı. milletin benim başımdaki hakkında ne dediği umrumda değil. dışardan bakıldığında müslüman a benziyor muyum? beni ilgilendiren bu. Zira biz diğerlerinden değiliz, hareketlerimizle ve görünüşümüzle diye öğrendik. uygulamamın da kimseye zarara uğratacağına inanmıyorum. iş başvurularında "ama büşra hanım her şey süper de bu başınızdaki olmaz" diye bi sürü yerden geri dönmüşken, hatta "başınızı açamaz mısınız" teklifleri almışken, ötekileşmek, ayrışmak ve diğerleri gibi olmamak daha bir tatlı mı ne :))

Büşra Bayram dedi ki...

kesinlikle alınma datlım, bu konuda inanılmaz sıkıntı çekmiş bir insan olarak yazıyorum :)

beni hiç ırgalamadı yanımdaki kişinin açık mı kapalı mı olduğu. fakat ne zaman ki benim kapalılığım sorgulandı, işte o zaman sordum hep kendime, diğerlerine. :/

Miss Tiffany dedi ki...

ve bunun da en büyük suçlularından birisi, başörtüsünü her yerde polemik haline getiren o kişidir! Üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakmanın yanında, aslında başörtülü bacılarım dediği insana da en çok bu kişinin kötülüğü dokunmuştur. Alttan alta hedef göstererek, insanların içine nifak sokarak. Bu sefer, "kapalı" diyeceğimiz insanlar arasında da kutuplaşma ve hiyerarşi oluşturdular ve olan yine KADINLARA OLDU! ADİ, kokuşmuş bir ataerkilizm yüzünden başımıza gelenler!!! Pislik erkeklerin suçudur bu da. Onlar olmasa çok daha güzel bir dünya'da yaşayacağımıza inanıyorum

Godoya dedi ki...

Valla aslında bu ülkede açıkların çektiğini kimse çekmedi esasen benim kardeşimi türbanlı değil diye adam işe almadı başına kapat gel dedi kursa gittim arkamdaki türbanlı kadın sizden hakkımı alıcam dedi biz açık olduğumuz için hakkı varmış hanımefendinin bizde alevi olduğumu söyleyemedim bir kere söyledim tip tip baktılar türbanlı hanımlar ne yaparsa yapsın namuslu oldular açıklar ne yapsa yapsın namussuz ve hep onlar mağdur oldu aleviyim dedim diye aleviler hz isaya tapıyorlar dediler ne saçmalıyorsun diyemedim korktum bu ülkede hep onlar el üstünde tutuldu hala daha onlar el üstünde tutuluyor devlet büyüklerimiz açık kadın perdesiz eve benzer dedi kimsenin gıkı çıkmadı benzer bir şey türbanlılar için deseler ortalık yıkılırdı saçım açık diye cehenneme gideceksin diyore rahat rahat bu hakkı kendinde buluyor gene hep bunlar mağdur doğmuşlar zaar :D

Leithy Cat dedi ki...

Türbanlı ya da türbansız; açık ya da kapalı iki tarafta da bir mağduriyet söz konusu ve bu mağduriyetin sebebiyse siyasilerin bunu kullanıyor olması.

İmam osurursa cemaat sıçarmış hesabı bir durum var ortada.

Siyasiler kendi görüşlerine ters düşenleri ötekileştiriyor her seferde.

Sen ya da ben daima çarklarda eziklenecek dişlilerden birkaçıyız.

Dini görüşümüz, siyasi duruşumuz, giyinişimiz, doğuracağımız çocuğun sayısı, sekse bakış açımız daima erkek beyni tarafından kontrol altında tutulmaya çalışılıyor. Kadının birey olması yasaklanıyor böyle...

Birey değiliz de siyasilerin metası gibiyiz bu dünyada.