24 Aralık 2013 Salı

Kuru Ekmek ve Dostluk...

Bir parça kuru ekmek, biraz salça... Verirlerdi elime çocukken, doyayım diye... Koştururdum sokakta, elimde ekmekle, bazen ısırmak aklıma bile gelmezdi. Dalar giderdim oyunlara... Düşerdi elimden ekmeğim. Kırıntılarıyla bayram ederdi bazı günler karıncalar.

Seksek oynayacağız diye sokak sokak tebeşir arardık... Bulamadık mı da bir kırık kiremit işimizi görürdü. Dört beş çizgi oyun alanımızı oluştururdu. Yoktu o zamanlar bu kadar trafik. Ara sokaklar caddeler gibi işlek değildi. Dahası yattığımız olurdu boylu boyunca mıcırların üstüne, yolun orta göbeğine...

Çocuktuk biz, çocukluğumuzu dolu dolu yaşadık biz. Kısıtlamalar yoktu. Çocuk kaçırılma haberleri daha kıyımıza uğramamıştı. Böbrek mafyası bilinmezdi.

Kürt çocuğu, Türk çocuğu, Alevi, Sünni, Yahudi, Hristiyan... Arkadaşlık için ayrım sebebi değildi. El ele koşmak için ufak bir gülümseme yeterdi.

Hiç yorum yok :