12 Kasım 2013 Salı

Depresyon Kapıyı Kırınca, İntiharın Eşiğinde...

İlk adımda yediğiniz, içtiğiniz tat vermez olur.

İkinci adımda uyku düzeniniz bozulur.

Üçüncü adımda gereksiz kabuslar yüzünden bölük pörçük uykulardan bedeniniz dinlenmeden sabaha merhaba dersiniz.... Sanki üzerinizden tır geçmiştir de sizi hastaneye götüren kimse olmamıştır. Yolun kenarında piç gibi ölüme terk edilmişsinizdir.

Dördüncü adımda nefes alamadığınızı, soluğunuzun kesildiğini, ansızın öleceğinizi hissedersiniz. Dünya üzerinize üzerinize geliyor gibi olursunuz böyle durumlarda. Hatta sırtınızda taşıyamayacağını, sizi ezecek kadar ağır bir yük varmış gibi kamburlaşarak yürür ve ansızın o nefes kesintisiyle kalbinizi tutarsınız. 

Beşinci adımda insanların kahkahaları batmaya başlar. Hatta kahkahadan geçtim gülümseyen insanların suratına koca bir osmanlı tokadı yapıştırasınız gelir. Mutlu olmak için bir sebep yoktur ortada çünkü. Dünyanın bir tarafında insanlar açlıktan kırılıyorken, bir diğer tarafında kadınlara tecavüz ediliyordur ya da bir petrol gemisi denizi kirletiyordur... Hayatın gerçekleri mutlu olmanızı gerektirmeyecek kadar ciddi konulardır. Depresifliğiniz gerçeklere mantığa bürüme derecesinde sarılmanıza neden olur.

Altıncı adımda insanlarla artık konuşma hevesinizin olmadığını fark edersiniz. Çünkü kelimeler ruhunuza ruhunuza işler. Sürekli neyin var sorusuyla muhatap olmak canınızı feci halde sıkar. Neyiniz olabilir ki şu monoton hayatta?!

Yedinci adımda sigara tellendirme katsayınız hızla artar. Küllükteki yarı içilmiş sigaraların varlığı sizi rahatsız etmez. Üstüne üstlük yarım kalacak yeni bir sigarayı daha yakmışsınızdır bile. (Sigara içmeyenlerde hatrı sayılır oradan sağını solunu kaşıma, yüzünü gereksiz yere sürekli elleme, tırnaklarını kemirme gibi şeyler görülüyor.)

Sekizinci adımda böyle tuhaf ötesi bir haleti ruhiye içinde olduğunuzu anlarsınız. Acaba gerçekten depresyonda mıyım sorusu akla gelir olur. Sonra mevsimsel şeyler bunlar diye tekrar beş karış surata geri dönülür.

Dokuzunca adımda artık yemeden içmeden kesilmiş, uyku düzeni piç olmuş bünyeniz isyan bayrağını tepelem çekmiştir. Yataktan çıkasınız gelmez. Parmağınızı kıpırdatasınız yoktur. Nefes almak bile işkence haline gelmiştir. Niye yaşadığınızı sorgulamaya başlamışsınızdır. Tüm umutlarınız tükenmiştir. Varlığınızla yokluğunuzun bir olduğunu düşünüyor, kendinizi değersiz hissediyorsunuzdur. Gelecek hakkında planlarınızın hepsi toprak olduğu gibi geçmişinizi de kötü anmaya hatta yaşanmışlıkların tamamını çöp olarak görmeye başlamışsınızdır.

Ve gelelim en sonuncu adıma. Onuncu adımda artık intihar etmeyi istiyor olursunuz. Öyle bir hale gelmiştir ki depresyonunuz hayatın bu keşmekeşinde yaşamanın anlamsızlığı ile boğuşacağınıza pes etmeyi tercih etmeyi düşünürken bulursunuz kendinizi. Bazen yemek yaparken elinizdeki bıçağa saplanır kalır bakışlarınız. Acaba bileklerimi kessem ne kadar sürede kan kaybından ölürüm diye düşünürsünüz. Duştasınızdır ve de şohben gaz kaçağı yapar mı diye bakınırsınız. Gaz kaçağı yoksa elektrik çarpma ihtimalini irdelersiniz. Balkona doğru ilerlersiniz ve yükseklik hesabı yaparsınız. Burdan atsam kendimi sakat kalma ihtimalim yüzde kaçtır acaba diye düşünebilir ya da boynunuzun kırılmasıyla çabucak öleceğinizi hayal edebilirsiniz. 

Ben son adımdayım. Hesabım kitabım tutarsa bir ben olmayacak kısa bir süre sonra.

3 yorum :

ot insan dedi ki...

Depresyona girmişin. 22 saat uyurdum. Kabus görünce uyanırdım. İntihar seçenekleri de aklımdan geçerdi. Hatta intihar edene neden korkak demişler, bu büyük cesaret diyordum. Ama bak. Bunlar gelip geçiyor. Sadece bekleyeceksin. Zaman her şeyin ilacı diye boşuna dememişler.

Leithy Cat dedi ki...

Bir aydır geçmedi.

Tasardur dedi ki...

Neler hissettiğini kesinlikle hissedemem ama intahardan dönenbiri olarak şunu diyebilirim.. Gerçekten yazık.. hayatın kötü yönlerine tutunmaktan yada saplanıp kalmaktansa.. yaptığın yararlı güzel şeyleri düşünmen gerek.. Benim için çok anlam ifade ediyorsun inanılmaz hatta tapılası bir insansın Cat.. Seni gercekten yazılarınla olsun yaptığın çalışmalarla olsun çok sevdim.. Sen benim için Aileden birisin .. yani sana değerli olduğunu anlatmanın burada 99 halini sıralar 100. sunde de evlenme teklifi edebilirim :) oderece ;)

hayata ziktir çekebilmeyi hata bir çoğumuzun yapamayacağı şeyleri kaleme alabilecekkadar güçlü bir yüreğin var.. Umarım en kısa zamanda sohbet edebiliriz.. ;)