2 Ocak 2013 Çarşamba

Eğitim Sistemine Genel Bir Bakış

Bilindiği üzere artık çocuklarımıza oldukça fazla proje ve araştırma ödevi veriliyor. "Bu da ne böyle çocuklar dersi derste mi öğrenecek yoksa biz mi öğreteceğiz" dediğinizi duyar gibiyim.

İşin aslına gelecek olursak eğer öğrenmenin yaşantılar sonucu kalıcı hale geleceğinden yola çıkılarak yeni bir sistem getirilmiştir ülkemizde.

Yaşantılar sonucu öğrenme de nesi yahu derseniz de çocuklarımızın bilgiye kendi çabaları doğrultusunda ulaşmalarının olduğunu söylemek isterim. Yani öğretmen bu sistemde rehber konumundadır.

Peki rehber ne demektir? Bu eğitim sisteminde rehber çocuğun öğrenmesi gereken konuyu tespit eden ve onun anlayacağı seviyede proje ya da araştırma ödevi veren kimsedir. Yani rehberlerimiz yine öğretmenlerimiz.

Eski sistemde öğretmen otoriteydi. Otorite de nesi derseniz. Öğretmen bilgiyi çocuklara aktaran ve sonucunda bilgiyi değerlendirerek çocuğa dönüt uygulayan kimseydi. Tek bilgi kaynağı öğretmendi ve aşırı derece aktif bir öğretmen duruşu söz konusuydu. Şu an ise öğretmen rehber konumunda, yani yarı aktif konumda. Yarı aktifliğin nedeniyse de çocuğa bilgiye ulaşmada yol gösterici konumda olması, çocuğun hatalarını çocuğu üzmeden ona anlatan olması, değerlendirme ve dönüt kısımlarında aktif olarak yer alması nedeniyledir.

Peki bu durumda öğrenci aktif mi, yarı aktif mi, pasif mi? Öğrenci bu sistemde aktif konumda. Aktiflik ile anlatılmak istenilense çocuğun bilgiye kendi yaşantıları, yani kendi çabalarıyla ulaşmasıdır.

Peki veliler, saygı değer ebeveynler, saygı değer aile büyükleri siz bu sistmede çocuğunuza ne veriyorsunuz? Yani çocuğunuzun proje ödevlerine yardım mı ediyorsunuz, yoksa allah kahretmesin seni bu ne berbat bir çalışma diyerekten tüm proje ödevini oturup kendiniz mi yapıyorsunuz?

Ben cevap vereyim. Çoğu veli çocuğunun proje ödevini oturup kendisi yapıyor. Bu durumda da çocuk aktif bir öğrenmeden olduğu gibi, pasif öğrenmeden dahi mahrum kalıyor. Çocuk herhangi bir çaba harcamadığı için de dersaneler dolup dolup taşıyor.

Yeni sistemle proje+süreç değerlendirmesi yapılırken, üniversite ve de lise sınavlarıyla ezberci sistemin kıstasları değerlendiriliyor.

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız sonuna kadar haklısınız. Ne deseniz haklısınız.

Ayrıca aklıma takılan bir diğer konu da öğretmenlerin verdikleri proje ödevlerini öğrencinin yapmadığını bile bile yüksek puanlarla ödüllendirmesi. Yani bir çocuk kendi uğraşlarıyla bir ödev yaptığında düşük puanla cezalandırılırken, ödevini ailesine yaptıran bir öğrenci kendisi yapmadığı halde sırf öğretmen ödevin şeklini şemalini beğendiği için yüksek puanla ödüllendiriliyor. Büyüklerimizin dediği gibi çocuklarımız yine hazıra gark eyleniyor. Armut piş, ağzıma düşçü bir nesil geleceğe doğru ağır aksak adımlarla ilerliyor.

Lütfen siz veliler çocuklarınızın ödevini yapmayınız. Ona yardım etmek istiyorsanız da yol gösterici olun. Asla ama asla önünü kesip de bu olmamış, yapa yapa bunu mu yaptın demeyin. Çocuğunuzun emeğine saygı gösterin.

Aynı şekilde öğretmenler kendisi yapanla, velisine yaptıranı lütfen ayırt edin. Bunu anlayacak niteliktesiniz her biriniz. Rastgele hatalarla, ön yargılarınızla çocuklarımızı, geleceğimizi değerlendirmeyin!!! Bu çocuklar bizim geleceğimiz. Bu çocuklar umudumuz. Onları şimdiden adil bir şekilde yaşamaya özendirelim. Hakkı olanı almasını, hakkı olana vermesini öğrensin çocuklar.

Son olarak da ezberci eğitim sisteminin ezberci öğrenmeyi değerlendirdiği sınav sisteminin en kısa sürede kaldırıldığını görmek benim bu yıldan en büyük dileğim.

2 yorum :

Benherneysemo dedi ki...

Başta yazıyı okurken yazının gideceği yeri bilmediğimden teoride iyi ama pratikte malesef ki başarı olmayan bir uygulama demiştim, yazı da aynı yöne gitti... Ben de kuzenlerimden (çünkü hepsi bana gelir velilerinden önce)biliyorum bu durumu. Bir proje veya performans ödevi verildiğinde yengelerimin de yaklaşımı sen yap da yüksek alsınlar, zaten herkesin velisi yapıyordur. Tabi ki ben bu yönde davranmıyorum çünkü pasif ve muhtaç bir nesle dönüşüyorlar. Ben de sizin gibi uygulamanın pratiğinin denetlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Sevgiler.

parıldayan çiçek dedi ki...

Yazdıklarınız maalesef doğru.Bizim apartman görevlisinin oğlu bir ödevi için kendisi değil annesi geldi.Ben çok basit birkaç örnekle açıklama yaptım.Benim açıklamamı beğenmedi ki.Gitmişler internetten indirmiş ödevi o şekilde vermiş.Ödev yapılırken amaç düşünmek ancak kolaycılığa kaçıyoruz.Tüm ailelerde genelde anne yapıyor.Öğretmen notları çocuklara değil anne babalara veriyor bana göre.Yaratıcılık bu durumda tabii ki gelişmiyor.Düşünme gelişmiyor.Böylece halkanın ilk adımları olumsuz anlamda atılıyor.Çocuklar büyüyünce kendi başlarına yaşamla baş başa kalınca bocalama başlıyor.Küçük sorunlar onlara dağ gibi geliyor.Çözüm üretemiyor.Ya da bazı sorumluluklarını başkalarına yükleyerek yaşama devam ediyor.Sevgiyle kalın