30 Haziran 2010 Çarşamba

Dıtt Dıtt Dıt

Aradığında ilk cümlesi nasılsın canım değilde nerdesin olan sevgiliden hayır gelmez.

29 Haziran 2010 Salı

Çok Açım Lannn

Çok açım lann. Şu halimde önüme çiğ tavuk koysalar yerim. Midem o kadar boşki içine taş atsalar çın çın öter boşlukta o taş.... Hani allah vere o taşı bile hazmedecek durumdayım şu an. 

Buzdolabının önünde nöbet tutuyorum. Arada bir açıp dolabın kapısını, beklemekten hafif rengi beyazdan sarıya dönmüş az buçuk kurumuş bir parça peynirle göz göze geliyorum,  daha bir fazla guruldamaya başlıyor midem. Ellerimle sağından solundan sıkıştırıyorum belimi, sanki midemi elimle buruşturuyormuşum gibi.

Bu hareketle gurultunun kesileceğini sanıyorum. Yanılıyorum.

Lann cebimdee para da yok beş kuruş, gidip bişeyler alayım.

Döt gibi kaldım yalnız başıma evdeeeee. Açlıktan nefesim kokacak yakındaa...

Sonra gebereceğim, leşimi fareler basacak, benim çekemediğim ziyafeti, benim kaskatı vücudumla kendilerine çekecekler, kemirecekler, gözümü ,kulağımı...

28 Haziran 2010 Pazartesi

Sıra Sıra Facebooktan İnciler



Yaratıcılıkta Sınır Yok

Yaratıcılıka sınır yok :) 
Şunlara bakar mısınız hepsi birbirinden ilginç, hepsi birbirinden farklı, dikkat çekici, çarpıcı tasarımlar...
Amma laf salatası yaptım hee :D
Neyse siz bakın işte.

Sebebi Sensin!

Söz verdim ben kendime sinirlenmeyeceğim, küfretmeyeceğim, bağırmayacağım, tepinmeyeceğim, tırnaklarım yemeyeceğim, saç derimi tırnaklarımla kazımayacağım diye... Ama uyamıyorum işteeee uyamıyorum.

Ben kendimi parçaladım koca bir sene boyunca dişimden tırnağımdan para biriktireceğim diye... Formasyonu daha rahat alayım diye oturup kalkıp, gecemi gündüzüme katıp ders çalıştım. Sonuç ne oldu? Kocaman bir sıfır. Ağlamamak için kendimi zor tutuyorum. Hıçkırıklarım beynimi çınlatıyor. Yüreğim bir mengene arasında sıkışıyor!

Paramız yok biliyorum. Durumumuz yok onu da biliyorum. Bir kuruşun dahi hesabını yapıyoruz onu da biliyorum. Ama elimizde ne var ne yoksa onunla içip sıçan, arkadaşlarına peşkeş çeken bir sülük hayatımızda olduğu sürece bizz daha çokkkk kuruş hesabı yapar, kara kara düşünür ay başı bekleriz!

Sen yaz okuluna gitme para yok deyip başımın etini yerken elin itine benden aldığın borcu peşkeş çeken insan! O parayla ben yaz okuluna gidebilirdim!

Ne halin varsa gör! Ben eğer bir gün delirirsem sebebi sensin!

A4


Bu da benim pc başında zaman geçirirken çocuk bakma taktiğim. Veriyorum eline kalem kağıt, çiziyor, buruşturuyor, kendi çapında takılıyor velet.

27 Haziran 2010 Pazar

Sanal Alem

Sanal alemin bu kadar ciddiye alınmasını aklım almıyor... Düşün düşün işin içinden çıkamıyorum. Millet avcı olmuş, o da yetmemiş tuzak kurmuş, ağ örmüş...

Kimisi hatun avlama derdinde kimisi herif bulup yontma derdinde. Kimisi de beyaz atlı prensinin peşinde saftrik modunda.

Hayır cinsel ilişkinin bile sanal sürümü çıkmış. Ohaaa lannnnn ohaaaa yazılanlardan mı tahrik oluyorsunuz?

Bir yerlerinizde bir sorun mu var? Yoksa siz benim babannemin tabiriyle kafasında çividen noksan tahtadan eksik insanlardan mısınız?

Karşılıklı webcam açıp göbek atıp, kuku mu gösteriyorsunuz birbirinize?

Ya gerçekten ama gerçekten beynim basmıyor. Bir ilişkinin gerçeği dururken niye sanal? Kolay olanın nesi bu kadar zevkli? Azcık çıkın dışarı iki insan yüzü görün yaaaa. Aklınız fikriniz çükünüzde, kukunuzda. Ondan sonra niye benim arkadaşım yok, niye benim dostum yok diye oturur mızırdanır, ağlarsınız.

Bir dost sahibi olmak emek ister, zaman ister. Dostu kaybettin mi yürek acır, can yanar. Ama sanalda bastın engeli ohhh rahata erdin olur.

Ya yaşadığın onca aptal saptal şey anılarından nasıl siliniyor? Formatla mı? Lan sen bilgisayar mısın? Bir reset atsam tekrardan başlar mısın?

Hadi tahrik oldun diyelim sağ elinden başka ne var yanında işine yarayacak? Ellerin bir zaman sonra nasır tutacak!

Ne zaman bu kadar moda oldu sanal ilişkiler? Ne zaman gerçeğinin üstüne çıktı yalan sevişmeler?

Nasıl bir çarpık zihniyetin ürünüdür bunlar? İnsan kokudan, dokunuştan, bakıştan, duruştan, temastan, sözlerden tahrik olur. Ne zaman klavyenin tuş takırtılarından tahrik olmaya başladı bu millet? Aklınız nerenize kaçtı?

Ya nasıl tahmin ediyorsunuz boyu, posu, konuşmayı, dokunuşu? Hadi diyelim sanaldan reele taşımaya karar verdiniz ilişkinizi ilk buluşmada ne yapıyorsunuz? Karşılıklı kekelemeler, kızarmış suratlarla bakışmalar mı yoksa hoppp bir otel odasında aşna fişne mi? Ee o zaman bunun adı ilişki olmaktan çıkar yatılişki olur.

Hani bir de sanaldan evlenenler varrrr. Ona hiç mi hiç kafam basmıyor. Ulen görücü usulünden bile daha beter bir durum bu! Elin herifini yada elin karısını küççük bir kutudan tanıyorsun ne malum sana yalanları inci gibi dizmediği, dizip dizip üstüne soğuk suları içirmediği?

Iyyy tüylerim diken diken oldu.

Tamam evlenin falan birşey demiyorum ama gerçekten bana ters bunlar.

Siz ne düşünürsünüz bilemem.

24 Haziran 2010 Perşembe

Midem Kazınıyor...

Midem kasığıma yapıştı açlıktan yemin ederim. Ezilip büzülüp minnacık oldu fukara. Zaten bugünlerde sürekli bir gurultu halinde, sesi dinmek bilmiyor. Ama içimden hiç yemek yemek gelmiyor, hatta ağzıma birşeyler tıkıp geviş getiresim yok.

O kadar gücüm olsa daha yararlı şeylere harcayacağım ama yemek yemediğimden o gücü nasıl bulacağım merak ediyorum.

Annem belki bi rihtimal yerim diye koca bir tepsi tatlı yapı bense burnumu kıvırıp gittim tatlının yanından. Eskiden olsa en fazla on dakika sonra tepside kalan kırıntıları parmaklarımla topluyor olurdum ama şimdi bütün iştahım dağ başına kaçtı gitti yaa... Zaten havalar bir acayip bir kapalı, bir açık. Sıcak desen bunaltıcı... Yağmur yağıyor etraf buhar oluyor insanın içi sıkılıyor yemek yemeyi bile düşünemiyorum ki o sıkıntıyla cebelleşirken.

Sözde kilo aldım diye üzülüyordum geçen aylarda şimdi bu halimi hiç hayra yormuyorum hızla kilo verdiğimden. Off yaa bunun orta bir çözüm yolu olmalı. Ben hayatım boyunca sadece ilaç kullandığım süre zarfında mı kilo alacağım? Her ilacı kestiğimde aldığım o kiloları hızla geri mi vereceğim?

Ama bu büyük bi rişkence :( Her tarafım çatlak çutlak, derim çizgi çizgi yaaaaa. Deforme oldum ulennn bildiğin deformeeeee. Hatunlar hamile kaldıklarında çatlamasınlar diye sağlarını sollarını yağlıyor ben de mi öyle bir şey denesem acaba. İşe yarar mı ki? Bu çatlaklardan kurtulmanın bir yolu daa yok sanırım :(

Ben bu çatlakları bu kadar kafaya takıyorum ya en romantik anda sağımı solumu kapatayım görünmesin diye oo canım romantik anlarında çarkına sıçıyorum. Ama karşımdaki herifin umrun da olmuyor. Peki ben bunu bildiğim halde niye bu kadar çatlak çatlak diye ağlıyorum?

Takıntı böyle birşey demekki...

Ödüllü Bloğum =)

THE TRENDY BLOG AWARDS

Momol'a çok teşekkür ediyorum bu güzel ödül için =)

İsteyen herkese gitsin bu ödül benden :)

Anahtar Kelimeler

Blog alemine adım attıktan sonra bir çok faydalı şey öğrenmeniz olası hele bunların çoğu ücretsiz olunca ve kullanımı da rahat olunca sapıtabilirsiniz benim gibi :D

Bir ara bu anahtar kelimelere acayip takmıştım hatta hatta her yazdığım yazıda 200 karakter sınırını köküne kadar kullanıp, kim hangi kelimeyle bloğuma gelmiş diye hergün kontrol ediyordum. O etiketlere neler neler yazıyorum bazen kendim okuyup kendim gülüyorum yazdığım saçmalıklara :D millet de bu etiketler yüzünden abuk sabuk şeylerle yönleniyor bloğuma.

Mesela google şunlarla yönlendirme yapmış benim bloğa bu hafta

Paranoyak mıyım, korkuyorum.


Kendimi sileceksem, bilirim sende varım açıklaması.


Paranoyak Satırları


Paranoyak Sevgim


Şikiş- Şokuş (bunlar ne oluyorsa abim sikiş-sokuş yazamadı heralde)

Sıcaklar ne zaman bitcek.


Bu sıcaklar bitsin gari.


Abdül Rezzak Hüdaverdi


İzmir sıcak yanıyorum


Canım az biraz


Az artık cat


Gökçen Yılmaztürk Hayatı


Hüzün Paranoyağı


Aşk bana çok uzak mı?


Daha eskilerde ne saçmalıklar vardı gördükçe gülüyordum ama her hafta hiç değişmeyen şikiş şokuş kelimeleri. Tekerleme falan gibi sürekli o anahtar kelimeyle benim bloğa gelip giden biri var ve ben bu şahsiyeti bir hayli merak ediyorum. O muazzam türkçesiyle istediği tam olarak ne acaba.

23 Haziran 2010 Çarşamba

Mavi Ve Yeşilin Eşsiz Aşkı

Biraz mavi, biraz yeşil... Bulutlar yoldaş olur yalnızlığına. Bu dinginliğin seni sarıp sarmalamasına izin ver.
Bırak huzur dolsun ciğerlerine... Sen maviyi solu ardarda...
Yeşil dolsun gözlerine...

Minik Minik Kekler

Normal kek yaparken kullanılan malzemelerden farklı hiç bir malzeme yok içinde. Sadece yağlı kağıt ve kalıpla yaptık kekleri :)


Sonuçta böyle oldu :D

ha tek farkı söyleyeyim bari yalan olmasın: ben yoğurt ya da süt kullanmıyorum kek yaparken çünkü çok fazla kabarmıyor, ama onların yerine asitli içeçekleri kullanıyorum.

Mesela bir su bardağı yoğurt koyacaksam onun yerine bir su bardağı kola, gazoz, fanta ya da taze sıkılmış portakal suyu koyuyorum.

Hem tadı daha güzel oluyor hep asit daha iyi kabarmasını sağlıyor kekin.

Son olarakta kek hamurunu asla çok fazla karıştırmıyorum. Çok fazla karıştırıldımı kek hamuru piştikten sonra kazık gibi oluyor, dişlerinizi kırmak isterseniz deneyin derim.

Scrat :)

Erken gelen bir doğum günü hediyesidir bu sevimli şey :)

İce Age manyaklığımı bilen bir arkadaşımın bana yapmış olduğu ufak bir jest :)

Canım benim ya beni çok mutlu etti.

Hele bir de peluş oyuncaklara karşı zaafımı da biliyordu arkadaşım bu yüzdende daha bir güzel geldi Scrat gözüme :)

Şirin şey çok tatlı yaaa şuna bakar mısınız :)

İnsan baktıkça sırıtıyor buna :D

Hele bir de üstüne bir şişe parfüm boca edildiğinden mis gibi de kokuyorrrr...

Hoş var bunda bir bit yeniği (parfüm) ya neyse elbet çıkar kokusu :D

21 Haziran 2010 Pazartesi

Offff Allammm

Tamam bende bir sorun var biliyorum bunu kabul edeli uzunca bir zaman oluyor ama bazen içimde öyle acayip tepkiler peyda oluyor ki kendimi tutamıyorum.

Ha sakın lezbiyen olduğumu, hemcinslerimden hoşlandığımı düşünmeyin, ya da başkalarının tercihlerini yargıladığımı... Benimki sadece güzele bakmak sevaptırdan öteye geçmiyor.

Ama bazen düşünüyorum da harbi Rabbim kimi hatunları özene bezene yaratmış ve birazcık süs püs de işin içine girince off yemede yanında yat oluyor çıtır çıtır hatunlar.

Cinsiyetim yüzünden söylediklerimi yadırgayabilirsiniz, ama içimden geçenleri hiç kimseyle paylaşamazsam da ben ben olamam dimi amaa....

Kısa lafın özü şu yukardaki hatunun bacaklar içimi yakıp kavurdu offff allammmmm

Ve Kazanannnnnn

Beş günlük süre zarfında kullanılan oy sayısı : 40

Siyahı seçenler: 10 kişi
Beyazı seçenler: 30 kişi

Bu da beyaz bir temayla devam edeceğim demek oluyor :D

Mutlumuyum evet çünkü beyaz tema benim de tercihimdi hatta biraz hile karıştırıp kendim de bir oy verdim beyaz yönünde.

Vee şaka gibi bütün notlarım açıklandı sadece bir dersten kalmışım. Bu harika birşey resmen ortlamam tavan yaptı. Emeklerim boşa çıkmadı.

İnanamıyorum yaaa ineklediğimeee değdii. Ve iyiki şu depresyon tedavisine başlamışım. Yoksa benim durumum iyice kötüye gidecekti belki de yaşıyor bile olmayabilirdim bugün. O ilaçların mucize yaratacığını sanmıyordum ama hayatımı bu kadar düzene sokmamı sağlayacaklarını düşünemiyordum.
goѕнєnιt gerçekten teşekkürler. Sen beni uyarmasaydın ben hala elimde ilaçlarla yerimde sayıyor olacaktım. Belki de yerin yedi kat altında böcekler tarafından kemiriliyor olacaktım.

Bazen dik başlı olmamak gerekiyormuş bunu anladım.

20 Haziran 2010 Pazar

Çöp Ev!

Ytl'den Tl'ye geçiş gereksizdi. Aslında ilk başta direk lira olmalıydı ya neysee... Değişen değişti artık. Bize ne zaman söz düştü ki... Onlar çaldı onlar oynadı... Koyunlar bol olduktan sonraa... Başımızda çok tepinirler daha. Lanet olsun bu duıruma...

Kirli çıkı ananemin evini temizliyoruz çünkü Avustralya'dan teyzemler tatile gelecekler. Uzunca bir müddet ananemde kalacakları içinde geldiklerinde temiz bir evde durmalarını istediğimizden dip temel bir temizlik yaptık. İnsanlar onca uzun yoldan gelecek ve bir çöp evde yaşamalarını gönlümüz kaldıramıyor.

Evden neler neler çıkmadı ki... Eski yoğurt kapları, eski çaydanlıklar, süngerler, eski don gömlek fanila atlet ve türevleri, paslanmış çiviler tornavidalar, eski ayakkabılar, sağı solu kırılmış porselenler, çizilmiş yıpranmış çatal kaşıklar veee en önemlisi tarihi geçmiş paralar :D

Tek işe yarayan şu yukardaki 50ytl onu da galiba yarın değiştirmeye gideceğim.

Şansım yaver giderse değişiyorlardır eski paraları bankalar. Yok eğer değişmiyorsa ananem haftalarca ağlayacak ve beni delirtecek evi niye daha önce temizlemeye gelmediniz diye söylenecek. Bu sıcaklarda o kadar çeneyi çekemem, kalkar bir cep veririm yaşlı kadının kalbi kırılır.

Nolur nolurr değişiyor olsun şu para...

Zaten onca gereksiz ıvır zıvırı atmamamız için saatlerca ağladı, bağırdı çağırdı, az kalsın yere yatıp tepineceğini düşündüm. Hatta bir an saçımızı, başımızı yolacak diye tırstım bile...

Ama önemli olan dün geçti ve sırada yarın var.

Ve Sen...

Ödüllü bir şiir


Doğduğumda Siyahtım, 
Büyürken Siyahtım,
Güneşe Çıktığımda Siyahtım,
Korkunca Siyahtım,
Hastayken Siyahtım,
Öldüğümde Hala Siyahım...

Ve Sen Beyaz Çocuk,
Doğduğunda Pembesin,
Büyürken Beyazsın,
Güneşe Çıktığında Kırmızı,
Üşüdüğünde Mor,
Korktuğunda Sarı,
Hastayken Yeşil,
Öldüğünde de Gri'sin,
Sen Şimdi Bana Renkli mi Diyorsun ?

Bir Kelimeyle Ne Anlatabildiysem...

Uzun zaman oldu bloglar arası paslaşmayalı... Belki biraz işin cılkını çıkarabilirim. Ne zaman tam anlamıyla birşeyin hakkını verdim ki bunu sağlığıyla adam edeyim?

Tanrının Sopası C3Moi'den bu mim zımbırtısı.

Neyse kısa keseyim tek kelime olsun :)
  • Felsefem:  Ne?
  • Hayat: Acı.
  • Çocukluk: Şiddet.
  • Güneş: Beyaz ten.
  • Gözler: Hüzün.
  • Yıldızlar: Uzak.
  • Güzellik: Anlamsız.
  • Sevgi: Karşılıksız.
  • Aşk: Boşluk.
  • Müzik = Ben.
  • Dost: Daimi.
  • Para: Yok.
  • Zaman: Görece.
  • Kadınlar: Tilki.
  • Savaş: Erkek.
  • Ağlamak: Tuz.
  • Deniz: Huzur.
  • Ayna: Yansıma.
  • Hayal: Hikaye.
Şimdi sıra mim'i sağa sola serpiştirmeye geldi sıra. Bakalım kimler gelecek aklıma, Benay, İ.x.i.r, Mavi Balon, Mehbup, Neslim,Simsponge, Acemi Terzi,Ness veee Kısaca FD hepinize kolay gelsin :)

Bu kadar yeter heralde :)

Buyrun siz başlayın bakalım :)

18 Haziran 2010 Cuma

Değişim Rüzgarları

Biraz değişikliğe ihtiyacım var. Ama her değişikliğe ihtiyacım olduğunda yaptığım gibi saçımla başımla oynamayacağım bu sefer, değişim rüzgarları bloğumda essin istiyorum.

Mesela işe şu yukarıda blog başlığı yerine kullandığım resmi yeniliyebilirim, ya da daha farklı şeyler düşünebilirim. Ama şu bir son sınavımı da atlatayım daha fazla odaklanacağım bunun üzerinde. Şu an elimden gelen en iyi şey bu gördüğünüz.

Bir kaç gün içinde farklı seçeneklerle tekrar burada olacağım ve sizlerin yorumları benim için çok önemli olacak her zamanki gibi...

Neyse bugünlük bu kadar ben ders çalışmaya gidiyorum.