8 Haziran 2014 Pazar

Okuduğum Kitaplardan Kısa Kısa

2e6c374f7486352b49416bdf87750ad4d6518170

Erkekler yorulunca evlenirler. Kadınlar ise sırf meraktan evlenirler. Sonunda her iki taraf da hayal kırıklığına uğrar. “Oscar Wilde”

Bir elmanın bir meyve olduğu, bir babanın baba, bir savaşın savaş olduğu, bir gerçeğin gerçek olduğu, bir yalanın yalan olduğu, bir başkaldırmanın başkaldırma olduğu, bir sesizliğin bir sessizlik olduğu, bir düzenin bir düzen ve bir evliliğin evlilik olduğu, olacağı günler gelecekti, inanıyordu Tante Rosa…

Her hamilelik farklı bir hamilelik. Her bebek farklı bir bebek. Tıpkı birbirini zerre kadar benzememesi gibi uzaktan aynı sanılan kar tanelerinin….

O kadın rahmiyle üretiyor, sen ise beyninle. Doğrusu onun yoludur, yanlış olan sensin. “Peyami Safa”

Varoluş demek tatminsiz ve tamahkar olmak demektir. İnsan yetinmeyi bilmez. Cioran’ın dediği gibi hepimiz kendi içimize düşüp bedbaht olmaya mahkumuz! “Elif Şafak – Siyah Süt”

Hayat daima noksan kalacaktır. Existential angst! İnsanoğlunun varoluşsal çelişkisi bu!

Yapımızın çimentosu ‘endişe ve evham’…

Noch Nicht… Henüz olmamışlık. Daha değil durumu.  Olmaya çalışmak yerine, oluşu ve varoluşu bitimsiz, sürekli yenilenen bir süreç gibi algılamalıyız. Sorduğun sorular cevaplanmamalı, bilakis yeni sorularla derinleştirilmelidir…

Neyi ötelersen, görmezden gelip bastırırsan, daha da palazlanmasını sağlarsın.

Kendi içimde didişen seslerle barış imzalamayı öğrenmeliyim. Sürekli seferberlik halinde olmaktan bıktım!

İstanbul’da bir sevdiğin varsa, üstüne üstlük bir de İstanbul’u seviyorsan eğer, ne kadar uzağa gidersen git ve nasıl bir hızla, gene de kurtulamazsın bu şehirle cebelleşmekten rüyalarında.

İvan Turgenyev, George Sand için şöyle demiştir: “Ne kadar iyi kalpli bir kadın ve ne cesur bir erkek!”

“Gün boyu son derece normal bir insan gibi hareket etmeye bayılırım” demişti Courtney Love. “Her ne kadar o esnada zihnimden şiddet, terör, seks ve ölümle ilgili bir sürü manyak düşünce geçiyor olsa da…” Yeterki dışarıdan “normal” görünelim…

3 yorum :

Şirvan dedi ki...

"Kendi içimde didişen seslerle barış imzalamayı öğrenmeliyim. Sürekli seferberlik halinde olmaktan bıktım!" Bu söze bayıldım. Bir de içinde İstanbul olana, ama ben sadece İstanbul'a ve delicesine aşığım.

Profösör dedi ki...

"Uzaya yolculuk var da geride kalan ben miyim? Daha çok kitap okumalıyım.

O. Bolat dedi ki...

Ne güzel bir derleme olmuş, her söz, her cümle insanı çarpıyor!