23 Nisan 2013 Salı

İğrenç Bir An Belediye Otobüsünde

Belediye otobüsü anılarımı anlata anlata bitiremem. Ne de olsa günümün nerdeyse yarısı belediye otobüslerinde sürünerek geçiyor.

Bir hesap yapacak olursam günlük üç saatten hafta da 5 gün okula gidip geliyorum ayda 20 gün yapar, bir yıl 12 ay, yılda 240 gün yapar 240 günde 3 saaten 720 saati otobüslerde geçiriyorum. Bu da tam olarak 30 gün eder. Yani 12 ayın bir ayını belediye otobüsünde sürünerek bazen ayakta bazen oturarak bazen sıkış tepiş geçiriyorum.

Ter kokularıyla kendimden geçerken, sağıma soluma sürtünmeye çalışan puştlarla kapışıyorum. Bazı kadınlara ağzımın suyu akarak bakıyorum bazı hatunların çantalarını alıp kafalarına geçiresim geliyor. Müzik dinleyenleri seviyorum ama bana dinlediklerini dinletmedikleri sürece kimileri varki bütün belediye otobüsüne dinlediklerini dinletiyorlar, o kadar meraklıysan dj lik yapmaya git nette radyo yayını başlat kendi çapında takıl be salak!

Neyse....
Geçen gün yine belediye otobüsündeyim (hangi geçen gün diye sorma yukarıda hesabını yaptım). Araba körüklü, şu son modellerden her şeyi tastamam yerinde olanlardan. En arkada üç kişilik yer olup sadece iki koltuk olanlardan. Bir bayan sağ tarafta horul horul uyuyor iki kişilik tek koltukta da sarışın mavi gözlü ilkik gibi bir çocuk oturuyor benden azami bir kaç yaş büyüktür. Ben de onun önünde motorun olduğu kısıma yaslanmış ayakta duruyorum. Çaktırmadan da çocuğu kesiyorum, kesmesem çatlarım zaten. Günah işlerim böyle bir güzelliği görmezden gelirsem.
Yakışıklı mı yakışıklı len çocuk,kirpikleri uzun mu uzun ok gibi, bir de kıvrık kıvrık... Ah ulenn ahhh esmerlerden hoşlanmasam atlayacağım üstüne o kadar yani. Hele dudakları allahım kan damlıyor, öp beni der gibi bakıyor insana...

Ben böyle salak saçma hayallerimle kendimi oyalaya durayım o da ne çocuk kimse rahatlığında kaldırdı işaret parmağını soktu burnunu karıştırdı karıştırdı, hazine varmış gibi. Eline gelenleri görmek için şöyle çaktırmadan yandan bir bakış attı işaret parmağına soktu ağzına.
Allammmm sana geliyorum kurtar benii.... Kendimi zor tuttum üstüne kusmamak için.

Hayır bu nasıl bir pişkinliktir anlamıyorum yaaaa. Mendilin yok mu kardeşim burnun kaşındıysa sil. Hadi burnunu kaşıdın ne atıyorsun parmağını bol sümüklüyken ağzına? yola tükürmekten beter tiksinti kaynağısın. Hadi atttın ağzına onu ne bakıyorsun etrafa gören eden var mı diye?

Yemi ediyorum ben gördüm ben gördüm lanet olası seni hem de iş üstünde diye bağıracaktım sana o zaman görürdün dünümü. Rezil ettin günümü midemi yerinden oynattın alt üst ettin. Her güzelin bir kusuru var derler doğruymuş... Sümük yemek bir hobi demekki bazılarında... Hem görülebilme heyecanı da var işin içinde adrenalin tutkusu insana neler neler yaptırıyor.

6 yorum :

GÖK-TÜRK dedi ki...

Her güzelin bir kusuru var demiştiniz ya ! Bu kusurdan öte bir şey..Buna tanım bulmak zor..Kusur başka bir şey..Valla geçmiş olsun...Böyleleri herkese denk gelmez :)

Sishyphos dedi ki...

İyykkkk.
Güzelliğe kanmayacaksın demenin somut haliymiş olay.

pippi haşmet dedi ki...

anam anam anam anaaam..
Hayal kırıklığı.
Ne çok yaşıyoruz bunu püff

EBRULİİİ dedi ki...

şimdi gülsem mi ağlasam mı diye düşünüyorum ama belediye otobüsü anıları anlatmakla bitmezzz izmirde yaşamadığım halde benim bile bir kaç tane izmir bel . otobüsü anım vardır yanii... :D

bahar dedi ki...

ıyy :(

cAt dedi ki...

bahar tepkin süper ıyyy :D evet ıyy canlı canlı şahit oldum ben :D